18 Haziran 2009 Perşembe
Ayrılırken...
kafamda bir saat var, daha çok kronometre gibi. şu turu bi tamamlasam alnımın akıyla, ondan sonra neye üzeleceksem,neye sevineceksem dışa vuracağım. bir arafta gibiyim, ama sonunu görebilmek beni rahatlatıyor. pause düğmesine basınca da kaset sarabiliyormuş, kocaman baloncuğun ufacık, isli bir parçası özgürlüğünü ilan edip ayrılabiliyormuş küreden, dikile söküle lime lime olmuş parça kesip atılıp kalan kumaş ucuca getiriliyor, daha dar olsa da daha yeni olabiliyormuş elbise, insan kendini o elbiseye uydurmaya çalışabiliyormuş. Dibe çöken kireçli tortunun ayrıştırılması gibi, cerahatin sivilceden fışkır(tıl)ması gibi, bitli saçın kökünden kazıtılması gibi sevimsiz, nahoş bir süreçse de geçirdiğim, elbiseye sığmak, suyu içmek, daha küçük ama daha sağlam küremde, temiz ve sağlıklı bünyemde tazelenmektir dileğim.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder