18 Haziran 2009 Perşembe

Ay sahnesinde bir gecelik duruş*

Kızıl makyajıyla çıktı simsiyah gök deryasına günün öteki yüzü. Bu heybetli renk hiç unutulmayacakmış gibi yer etse de anda, tanıdık hale bürünmesiyle akıllardan silinirdi. Maalesef… Beyazlaştığı anda sırrını kaybeden uzayın parçası ay, dünyada bir meze olmaktan öteye geçemezdi.

Gecenin parlaklığı hep gökyüzünde. Yerdeki ayrıntılar gizli, renkler gizli. Gece gökyüzündeki tek renk ayın kızılı. Bu doğum kısa sürecek biliyorum, arkasından gelen aydınlık da ayrıntıları gösteremeyecek. Romantik düşler için geçici gerçeklikleri serecek sadece göz önüne.

Ayın evrelerinin gören gözlere etkisi farklı, gizemi de öyle. Gün içinde güneşe arkadaş olanın doğallığı şaşırtıcı. Uyku tutmamışların ödülü aslında geri sayımdaki dördün devamı…

Uyku tutmayan gecelerde planlanır ay modelinde sahte ricatlar, kıvamı tutturulamayan oyunlar.

İşte bu bitmeyen çekişmelerde sakin düşünceler için bir nefes gökyüzüne bakarız yine. Akşam kızıllığında yeni umutların habercisi, göğün ince çengeline.

*One night stand at the moon stage

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder